Emine Erdoğan’a “İnsani Hizmet Takdir Ödülü” verildi 0 45944

Londra’da düzenlenen Küresel Donörler Forumu’nda, “İnsani Hizmet Takdir Ödülü” verilen Emine Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Bana hayatım boyunca onur verecek olan bu anlamlı ödülün gerçek sahibi; din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın, nerede bir çığlık varsa yüzünü oraya çeviren ülkemdir, devletimdir, milletimdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a, Dünya Müslüman Hayırseverler Kongresi’nin (World Congress of Muslim Philanthropists) Londra’da düzenlediği Küresel Donörler Forumu’nda “İnsani Hizmet Takdir Ödülü” verildi.

“Hayırseverlik Mirası Ödülleri” kapsamında verilen ödülü, Londra Belediyesi’nin ev sahipliğinde Mansion House’da düzenlenen törenle alan Emine Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE, PEK ÇOK COĞRAFYAYA YARDIM ELİ UZATIYOR”

Konuşmasında “Soykırımlar, tecavüzler, ayrımcılıklar cüretkârca işlenirken, onurlu duruşların sesi ne yazık ki yeterince güçlü çıkmıyor” ifadelerini kullanan Emine Erdoğan, Türk milletinin güçlü vakıf geleneği bulunan hayırsever bir toplum olduğunu belirterek, Türkiye’nin sadece mültecilere yardım etmekle kalmadığını, Afrika ülkelerinden Gazze’ye kadar pek çok coğrafyaya yardım eli uzattığını kaydetti.

Türkiye’nin millî gelire oranla dünyada en çok insani yardım yapan ülke olduğunu hatırlatan Emine Erdoğan, “Bu akşam burada şahsıma tevdi edilen insanlığa hizmetin takdir edilmesi ödülünü, insanlığın vicdanı olan işte bu aziz millet adına alıyorum. Bana hayatım boyunca onur verecek olan bu anlamlı ödülün gerçek sahibi; din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın, nerede bir çığlık varsa yüzünü oraya çeviren ülkemdir, devletimdir, milletimdir” şeklinde konuştu.

“FARKLI OLANI ZENGİNLİK KABUL EDEN BÜYÜK BİR MEDENİYETİN MENSUPLARIYIZ”

“Farklı olanı ötekileştiren değil, zenginlik kabul eden büyük bir medeniyetin mensuplarıyız” diyen Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Sevinçlerimiz kadar acılarımız da ortak. Birimizin canı yandığında, diğerimiz de bunu hissediyor. Bir vücudun azaları gibiyiz. Dünyanın bir köşesinde acı varsa, bu yüreğimize dokunuyor, içimizi sızlatıyor.”

Konuşmasının devamında, salonda bulunan hayırseverlere seslenen Emine Erdoğan, “Sizler, kapitalizmin insan ruhunu duyarsızlaştırdığı bir dünyada, merhametin, vicdanın sesi olmaya çalışıyorsunuz. İnsanlığın yüklerini omuzlama derdinde olan asil ruhlarınız, biliyorum ki hayırseverlik duygularıyla mayalandı. Dünyanın son yıllarda bu çabaya gerçekten çok ihtiyacı var” dedi.

“HAYIRSEVERLİK SADECE MERHAMET ETMEK, MADDİ YARDIMDA BULUNMAK DEĞİLDİR”

Dünya Müslüman Hayırseverler Kongresi’nin iki yılda bir toplanarak Afrika’nın kadınlarına, Orta Doğu’nun çocuklarına ve tüm mazlumlara umut olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Herkesin sessizliğe gömüldüğü bir dünyada, suskun yürekleri, paslı vicdanları sarsıyorsunuz. Bu çabanın tanklardan ve füzelerden daha etkili olduğunu düşünüyorum. Hayırseverlik sadece merhamet etmek, maddi yardımda bulunmak demek değildir. Hak ve adalet düzeninin tesisi için çalışmak, merhamet politikaları üretmek için çabalamaktır. Toplumsal adalete, fırsat eşitliğine alan açmaktır. Çocukların yaşam hakkını korumaktır. Onlara eğitim imkânları hazırlamaktır. Hayırseverlik, insanlığın meseleleri ile ilgilenmek kadar çevre sorunlarını ve hayvan haklarını da gözetmektir. Hulasa, eşref-i mahlûkata yakışanı yapmak, yani insan kalabilmektir.”

Sözlerinin devamında yıl dönümü vesilesiyle, 11 Eylül 2001’de ABD’de yaşanan terör saldırılarına da atıfta bulunan Emine Erdoğan, “11 Eylül, ne yazık ki medeniyetler çatışması tezinin zeminini oluşturmuştur. 2001 yılından bu yana, özellikle Orta Doğu; acının, gözyaşının vatanı hâline geldi. Afganistan, Irak, Suriye, kadim dünyanın medeniyet merkezleri olmaktan çıkıp; masum çocukların, silahların gölgesinde yaşam mücadelesi verdiği bir coğrafya olmuştur” değerlendirmelerini yaptı.

“MYANMAR’DA YAŞANAN İNSANLIK TRAJEDİSİ 21. YÜZYILIN EN BÜYÜK AYIPLARINDAN”

Emine Erdoğan, kendisinin de ziyaret ederek yerinde gözlemlerde bulunduğu Myanmar’daki duruma da değinerek, “Myanmar’da yaşanan insanlık trajedisi ise 21. yüzyılın en büyük ayıplarındandır. Orada şahit olduklarımı sanırım hayatım boyunca unutamayacağım. Büyük acılara maruz kalan kadınların anlattığı hikâyeler vicdanımda hâlâ büyük bir yaradır” dedi.

Konuşmasında Filistin, Yemen ve çeşitli Afrika ülkelerindeki duruma da dikkat çeken Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sekizinci yılına giren Suriye iç savaşında binlerce insan hayatını kaybetti. Milyonlarcası yerinden yurdundan edildi. Maalesef savaşı sona erdirecek bir ortak irade çıkmıyor. Bütün dünyanın üstlenmesi gereken sorumluluk, birkaç ülkenin omuzlarına bırakıldı. Türkiye de bunlardan biridir. 3,5 milyon mülteciyi topraklarımızda misafir ediyoruz. Ülkeleri mamur hâle gelinceye kadar hepsi gönül soframızın paydaşlarıdır.”

Aynı törende “yaratıcı iş birliği” alanında ödül alan Türk Hava Yolları ile insani yardım alanında ödül alan Kızılay’ı tebrik eden Emine Erdoğan, etkinliğe ev sahipliği yapan Londra Belediyesi ile Dünya Müslüman Hayırseverler Kongresi yönetimine de teşekkür etti.

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türk Milleti tüm imkânlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır” 0 89611

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Azerbaycan’a yönelik saldırılarına bir yenisini ekleyen Ermenistan, bölgede barışın ve huzurun önündeki en büyük tehdit olduğunu bir kere daha göstermiştir. Türk Milleti her zaman olduğu gibi bugün de tüm imkânlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’a yönelik Ermenistan saldırıları hakkında Twitter hesabından bir açıklama yaptı.

Azerbaycan’a yönelik saldırılarına bir yenisini ekleyen Ermenistan’ın, bölgede barışın ve huzurun önündeki en büyük tehdit olduğunu bir kere daha gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Milleti’nin her zaman olduğu gibi bugün de tüm imkânlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olacağını vurguladı.

Ermenistan’ın tahrikkâr saldırganlığı karşısında gerekli ve yeterli bir tepki ortaya koyamayan uluslararası toplumun çifte standardını bir kez daha gösterdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yaklaşık 30 yıldır ihmalkâr tutumunu sürdüren Minsk üçlüsü de çözüm odaklı davranmaktan maalesef çok uzaktadır. Ermeni halkını, kendilerini felakete sürükleyen yönetimlerine ve onları bir kukla gibi kullananlara karşı geleceklerine sahip çıkmaya davet ederken, tüm dünyaya işgale ve zulme karşı verdikleri mücadelede Azerbaycan’ın yanında yer alma çağrısı yapıyoruz. Bugün yaptığımız telefon görüşmesinde dirayetli ve kararlı duruşuna bir kez daha şahit olduğum

Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim İlham Aliyev’e ifade ettiğim gibi, Türkiye ‘tek millet, iki devlet’ anlayışıyla, Azerbaycanlı kardeşleriyle dayanışmasını güçlendirerek sürdürecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan , “Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir” 0 89472

DEV YATIRIMLAR :

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir. Türkiye, sadece sağlık turizminde değil, ihracattan üretime, tarımdan sanayiye birçok alanda salgın sürecinden güçlenerek çıkacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep 5. Organize Sanayi Bölgesi’nde 300 fabrikanın toplu açılış törenine katılarak, bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 1,5 yıllık bir hasretin ardından tekrar Gaziantep’te bulunmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, Gaziantep halkına, destekleri, duaları, şahsına gösterdikleri teveccühleri için teşekkür etti.

“FABRİKALAR, GAZİANTEP’İN İHRACATINA 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KATKI SAĞLAYACAK”

Açılışı yapılan fabrikaların tekstil, gıda ve ambalaj sektörlerinde yoğunlaştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplamda 15 milyar liralık yatırım bedeliyle hizmete giren bu fabrikalarda, 45 bin vatandaşımız doğrudan istihdam imkânına kavuştu. Dolaylı istihdamı da hesaba kattığımızda bu sayı 100 bini aşıyor. Tabii işin bir de dış ticaret ve döviz kazandırma boyutu var. Tam kapasite üretime geçilmesiyle bu fabrikaların, Gaziantep’in ihracatına 1 milyar doların üzerinde katkı sağlaması bekleniyor” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüştüğü, bir araya geldiği iş inanlarına Gaziantep’i örnek bir şehir olarak gösterdiğini belirterek, “Afrika’dan Ortadoğu’ya, Avrupa’dan Asya ve Amerika’ya kadar dünyanın 100’ü aşkın ülkesinde sizlerin ürünleriyle karşılaşıyoruz. Sadece tekstilde değil, gıdadan kimyaya, ambalajdan metal ve makine sanayiine uzanan çok geniş bir yelpazede Gaziantepli firmalarımız ihracat gerçekleştiriyor. İhracatta Türkiye’nin marka şehirlerinden olan Gaziantep’in, önümüzdeki dönemde bu başarı grafiğini daha da yukarıya taşıyacağına inanıyorum” dedi.

Açılışı yapılan fabrikaların yatırımcıların özgüveninin ne kadar yüksek olduğuna, geleceğe ne denli büyük bir umutla ve heyecanla baktığına işaret ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemde, ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey işte bu motivasyondur, bu heyecandır, bu dinamizmdir” ifadesini kullandı.

“SALGIN BERABERİNDE ÇEŞİTLİ ZORLUKLAR GETİRSE DE YENİ FIRSAT PENCERELERİ DE AÇIYOR”

Şeamet tellallarına kulak asmadan, milletle birlikte çalışmaya, üretmeye, şehirlere ve ülkeye yatırım yapmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin, son 18 yılda hangi girdaplardan, hangi saldırılardan, hangi tuzaklardan sıyrılarak bugünlere geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Bugüne kadar, 2008 küresel krizinden bölgemizdeki çatışmalara, terörden darbe girişimine ülkemizi ve bağımsızlığımızı hedef alan birçok saldırıyı, hamdolsun, başarıyla bertaraf ettik. Altyapı ve hizmet alanlarındaki yatırımlarımızla Cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanları üçe, beşe, hatta ona katladık. Tüm bunları birbirimize inandığımız, birbirimize güvendiğimiz, tam bir dayanışma içinde hareket ettiğimiz için yapabildik. Karşılaştığımız tüm badirelerin üstesinden, Türkiye’nin tökezlemesi için ellerini ovuşturan bir güruhun engelleme çabalarına rağmen geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınıyla mücadelede Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin sağladığı avantajları en iyi şekilde değerlendirdiklerini belirterek, aldıkları tedbirler sayesinde, bu salgının Türkiye’yi sıkıntıya düşürmesine, tökezletmesine müsaade etmediklerini vurguladı.

Kamu hizmetlerinin aksamasına izin vermedikleri gibi toplumun hiçbir kesimini de yalnız bırakmadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekonomik İstikrar Kalkanı paketiyle vatandaşları, esnafı ve firmaları salgının etkilerine karşı korumaya aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sebebiyle gelişmiş ülkelerin dahi içine kapandığı günlerde, biz sanayicimizle, ticaret erbabımızla birlikte hareket ederek yeni pazarlara açılmanın, müşteri yelpazemizi genişletmenin mücadelesini verdik. Sanayicimizle bir araya geldikçe, üreticilerimizi dinledikçe şu gerçeği net olarak görüyoruz. Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor” diye konuştu.

“TÜRK ŞİRKETLERİ, KALİTELİ ÜRÜNLERİ VE REKABETÇİ FİYATLARIYLA GİDEREK DAHA ÇOK TAKDİR TOPLUYOR”

Türk şirketlerinin, kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları, coğrafi avantajları ve güvenirlikleriyle giderek daha çok takdir topladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası şirketlerin alternatif üretim üssü arayışlarında, Türkiye’nin adı artık daha fazla zikrediliyor. Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli işgücü, üç kıtayı birleştiren stratejik konumu, sağlık ve ulaşım altyapısı ile ülkemizin yıldızı daha çok parlıyor. Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir. Daha önce ifade ettiğim gibi Türkiye, sadece sağlık turizminde değil, ihracattan üretime, tarımdan sanayiye birçok alanda salgın sürecinden güçlenerek çıkacaktır” dedi.

Özel sektörün ekonominin en önemli itici gücü olduğunu, bunun için 18 yıldır Türkiye ekonomisini özel sektör eliyle büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları yatırımlar ve gerçekleştirdikleri düzenlemelerle özel sektörün önündeki engelleri kaldırarak iş insanlarını ve firmaları desteklediklerini, teşvik ettiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş dünyamızın önünü açan, işlerini kolaylaştıran, büyüten, geliştiren, rekabet gücünü artıran her adımı ülkemiz ve milletimiz için kazanç olarak gördük. Özel sektörümüz de bizim açtığımız yoldan ilerleyerek ülkemizin ekonomik büyümesinin lokomotifi oldu. Kamu-özel ortaklığı ve dayanışmasına dayanan bu süreci ‘Türkiye modeli’ diye tanımlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ÖLÇEKTE İŞ YAPAN FİRMA SAYISI ÇOĞALMALI”

Türkiye’nin küresel ölçekte iş yapan firma sayısının çoğalması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde özel sektörü düşmanlaştırıyorsa, onun ülkemizin kalkınması ile ilgili bir hassasiyeti yoktur. Her kim şirketlere el koymaktan bahsediyorsa onun amacı ülkemizin yeniden bataklığa saplanmasıdır. Her kim devlet ile özel sektörün iş birliğini acımasızca eleştiriyorsa onun hedefi Türkiye’yi yurt dışına bağımlı kılmaktır” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin kalkınmasını, güçlenmesini, ekonomik ve ticari bakımdan gelişmesini savunan hiç kimsenin özel sektöre düşmanlık yapmayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bazı siyasi parti temsilcilerinin son dönemde yaptıkları özel sektör karşıtı açıklamaları aslında bunların zihin kodlarını ortaya koymaktadır. Gerçi bunların mazisinde savunma sanayi başta olmak üzere her alanda özel sektör karşıtlığının birçok örneği vardır. Ülkemizin yetiştirdiği en vizyoner insanlardan olan Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası bizzat dönemin tek parti iradesi tarafından kapatılmıştır. Merhum Nuri Killigil’in modern silah ve cephane fabrikasını sabote eden yine tek parti zihniyetinden başkası değildir. Devrim arabalarının engellenmesinden, Gümüş Motor Projesinin akim bırakılmasına kadar ülkemize çağ atlatacak birçok hamlenin sabote edilmesinde aynı vesayetci zihniyetin silüeti vardır. 28 Şubat döneminde sermayeyi ‘yeşil, gri, beyaz’ diyerek renklere ayırarak ekonomimizin altını oyanlarda yine bu faşist ideolojinin mensuplarıdır. Aradan geçen onca zamana, milletten yedikleri onca silleye rağmen maalesef bu zihniyet değişmemekte ısrar etmektedir. Kendileri bilirler, milletimiz vakti saati geldiğinde bunları da siyaset arşivinin tozlu raflarına kaldırmakta tereddüt etmeyecektir.”

“Türkiye kamu tarafı ve özel sektörüyle ne kadar güçlü olursa, sosyal dokusu ve ekonomisiyle ne kadar sağlam olursa geleceğine de o derece güvenle bakacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, organize sanayi bölgelerinin sayısını 193’ten 320’ye çıkardıklarını, büyük ölçekli yatırımlara yönelik endüstri bölgelerini devreye aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teknopark sayısını 5’ten 85’e yükseltirken 600’ün üzerinde AR-GE ve Tasarım Merkezi kurulmasını sağladıklarının altını çizerek. Gaziantep’in tüm bu imkânları en iyi şekilde kullanan ve en büyük atılımı yapan şehirlerin başında geldiğini kaydetti.

“HEDEFİMİZ GAZİANTEP’İ ÇOK DAHA İLERİLERE TAŞIMAKTIR”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gaziantep ihracatı 2004 yılında 1,2 milyar dolar düzeyindeyken 2019 yılında bu rakam 7,5 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde şehrin toplam millî geliri 8,5 milyar liradan 70 milyar liraya yakın bir seviyeye yükseldi. Hedefimiz Gaziantep’i çok daha ilerilere taşımaktır. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, dayanışmamıza sıkı sıkıya sarıldığımızda aşamayacağımız hiçbir engel yoktur” diye konuştu.

Gençlerin ve çocukların teknolojiyle iç içe olmasını istediklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te bir Dene-Yap Türkiye Teknoloji Atölyesi kurulduğunu, ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilerin burada tasarım, robotik kodlama, yapay zekâ ve siber güvenlik gibi alanlarda ücretsiz eğitimler aldıklarını kaydetti.

Gaziantep’teki tüm okulların TÜBİTAK popüler bilim yayınlarına kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep Valiliği, TÜBİTAK ve Şahinbey Belediyesi iş birliği ile anaokulları dâhil olmak üzere şehirdeki bin 111 okulun tamamına 200 bin TÜBİTAK kitabını teslim ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve Bursa’dan sonra Gaziantep’te 1 model fabrika kurulacağı müjdesini vererek, Kasım ayında bu fabrikanın açılacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, beraberindekilerle tesislerin açılışını yaptı. Açılışta kesilen kurdele, programın yapıldığı alana getirilen yerli makinada üretildi.

HACI AHMET ZİYLAN EĞİTİM MERKEZİ AÇILIŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Hacı Ahmet Ziylan Eğitim Merkezi Müdürlüğünün açılış törenine de katılarak, Merkezin açılış kurdelesini kesti.

Editör Seçtikleri

TAKVİM

Eylül 2018
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
seers cmp badge