Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Otomobili Ortak Girişim Grubu Tanıtım Toplantısı‘nda konuştu 0 35134

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Türkiye’nin Otomobili Ortak Girişim Grubu Tanıtım Toplantısı”nda konuştu.

Konuşmalar öncesinde salonda bulunanlara, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Başbakan Yıldırım’ın, yerli otomobilin üretimi için sanayicilere yönelik yaptıkları konuşmaların bulunduğu bir video izletildi.

Erdoğan konuşmasına, Hakkari ve Tunceli’de teröristlerle çıkan çatışmalar neticesinde 8 şehide Allah’tan rahmet dileyerek başladı.

Teröristlerden ise 17’si Hakkari, 5’i Tunceli’de olmak üzere 22’sinin bu çatışmalarda etkisiz hale getirildiğini bildiren Erdoğan, “Şu anda da çatışmalar yine aynı şiddetle devam ediyor. Hep söylediğimiz gibi biz, şehidimizin kanını yerde bırakmayacağız. Bunlarla da sonuna kadar, bu teröristleri tüketinceye, bitirinceye kadar bu mücadelemizi devam ettireceğiz. Zira bu ülkede terörün egemen olmadığını, bu zihniyetlere göstereceğiz. Onun için de ben şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize şifalar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

BU PROJEDE EN KÜÇÜK BİR GECİKME İSTEMİYORUZ

Erdoğan, Türkiye’nin otomobili için elini taşın altına koyan babayiğitlerin ilan edilecek bu toplantının ülkeye, millete, sektöre ve girişim grubunu oluşturan şirketlere hayırlı olmasını diledi.

Girişim grubunun oluşturulması safhasına gelene kadar projede emeği geçen herkese teşekkür eden Erdoğan, “Merhum Muhammed Ali, ‘hayal gücü olmayan insanının kanatları yoktur’ diyor. Bizim de bugün ortak girişim grubunun tanıtımı için bir araya geldiğimiz markası Türk, tasarımı Türk, mühendisliği Türk, teknolojisi Türk, üretimi Türk, pazarlaması Türk bir otomobile sahip olma hayalimiz vardı. Aslında bu bizimle birlikte milletimizin de hayalidir.” diye konuştu.

Erdoğan, bundan 20-30 yıl önce ülkede yerli otomobil üretilmesi konusundaki tereddütlerin anlaşıldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Örneğin ülkemizde toplam 91 bin otomobilin satıldığı 2001 yılında böyle bir teşebbüsün ekonomik bulunmaması gayet tabii. Ama geçtiğimiz yıl itibarıyla yılda 757 bin otomobil satışına ulaşmış bir Türkiye’de bu konuda hala adım atılmıyor olması artık ülkemizin bir ayıbı haline gelmiştir. Hamdolsun bugün işte bu ayıptan kurtulma yolunda tarihi bir adım atıyoruz.

Türkiye’nin otomobili. Bu konuda yıllardır yaptığım çağrıların nihayet makes bulmuş olmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. Biraz sonra isimlerini tek tek açıklayacağım ortak girişim grubumuzdan beklentimiz, hazırlık sürecini hızla tamamlayarak, en geç 2019’da otomobilimizin prototipini tamamlaması, 2021’de de ticari satışına başlamasıdır. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında özel bir yere sahip olduğuna inandığım bu projede en küçük bir gecikme istemiyoruz.”

Salonda bulunan imzacılara ortaya çıkacak sorunların çözümü, engellerin aşılması noktasında, Cumhurbaşkanı olarak bizzat yanlarında yer alacağını belirten Erdoğan, hatta gerekiyorsa sırf bu projenin takibi ve sıkıntıların bertaraf edilmesi için Cumhurbaşkanlığında da bir ekibi görevlendireceğini açıkladı.

BEDELİNİ ÖDEMEK ŞARTIYLA TALİPLİSİ DE BENİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaman kaybına tahammülün bulunmadığının altını çizerek, “Mademki bu babayiğit arkadaşlarımız çıkıp ellerini taşın altına soktular, bize de onlara gereken her yerde omuz vermek, destek vermek düşer. Şimdiden ilan ediyorum, piyasaya süreceğiniz ilk otomobilin bedelini ödemek şartıyla taliplisi de benim.” dedi.

Dünyada genel olarak gelişme ve kalkınmada özellikle de otomobil piyasasında belirli sıçrama dönemlerinin bulunduğunu kaydeden Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönemi otomotiv sektörünün başlangıç yılları olarak ifade etmenin mümkün olduğunu söyledi.

Erdoğan, 1945’ten 1980’lere kadar geçen dönemin Amerika ve Avrupa merkezli olarak sektörün sıçrama dönemi olduğuna işaret etti. 1980’den bugüne kadar geçen süreçte bir yandan sektör küreselleşirken diğer yandan da yeni aktörlerin devreye girdiğini belirten Erdoğan, son yıllarda hibrit, elektrikli otomobiller ve sürücüsüz araçlar gibi gelişmelerle sektörün yeni bir döneme girişine şahit olunduğunu dile getirdi.

OTOMOBİLİN ÖNCÜ VE TAŞIYICI GÜCÜ, ORTAK GİRİŞİM GRUBU OLACAK

Erdoğan, Türkiye olarak otomotiv sektörünün ilk 3 döneminin kaçırıldığına dikkati çekerek, “Esasen ikinci dönemini yakalama şansımız belki olabilirdi. Ama ülkemizin içinde bulunduğu şartlar yani terör olayları, darbeler, siyasi istikrarsızlık, toplumsal huzursuzluklar gibi faktörler buna imkan vermedi. Aynı hatayı bir kez daha yapmayacak, sektörün dördüncü değişim ve yükseliş dönemini inşallah ıskalamayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bugün burada atılacak imzaların, bu dönüşümü yakalama kararlılığının nişanesi olacağına işaret eden Erdoğan, “Dolayısıyla üretilecek otomobilin de bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına uygun olacağından şüphe duymuyoruz. Bu otomobilin öncü ve taşıyıcı gücü elbette ortak girişim grubu olacaktır.” dedi.

Erdoğan, ayrıca bu otomobilin tüm Türkiye’nin birikimi, katkısı ve desteğiyle ortaya çıkacağını kaydetti.

Ortaya doğru dürüst bir ürün konulduğunda milletin buna dört elle sarılacağını belirten Erdoğan, tercihini de bu araçtan yana kullanacağına inandığını vurguladı.

Erdoğan, bu otomobilin dünyaya pazarlanması konusunda da her türlü desteği vereceklerinin altını çizerek, “Dünya pazarlarında söz sahibi hemen tüm markaların ortaya çıkışlarında ve bugünlere gelişlerinde devlet desteği aldıklarını çok iyi biliyoruz. Bizim de kendi markamız için bu şekilde hareket etmemizden daha tabii bir şey olamaz. Türkiye’nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmesi ancak işte bu tür atılımlarla ve girişimlerle mümkündür.” diye konuştu.

Türkiye’nin otomobilinin sınıfına, tasarımına, motor teknolojisine, modeline, üretim yöntemine, pazar hedeflerine girişim grubunun karar vereceğini belirten Erdoğan, halen TÜBİTAK bünyesinde üzerinde çalışmalar yapılan platformun girişim grubunun emrine amade olduğunun altını çizdi.

Erdoğan, bunun yerine doğrudan hibrit ve elektrikli otomobile yönelmek istendiği zaman daha memnun olacaklarını ifade ederek, “Kararlar ne olursa olsun, biz kendilerine her türlü desteği vereceğiz. Yeter ki Türkiye’yi ve Türk milletini bu büyük hayaliyle buluştursunlar.” dedi.

Erdoğan, konuşmasında, Türkiye’nin otomobili konusundaki heyecan ve destek beyanlarının, ortak girişim grubuna özel olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemizi geleceğe taşıyacak, hedeflerine yaklaştıracak adım atma niyetine, iradesine ve samimiyetine sahip herkes için aynı hissiyata, aynı düşüncelere sahibiz. Eğer bu proje için daha önceleri başkaları aynı iradeyi ve kararlılığı göstermiş olsalardı onların da yanında yer alacaktık.” ifadesini kullandı.

İlerleyen süreçte hangi alanda olursa olsun, projesi bulunan herkese kapılarının açık olduğunu anlatan Erdoğan, savunma sanayisinden iletişim sektörüne, sağlık teknolojilerinden tarım altyapısına hatta yapay zekaya kadar her alanda Türkiye’nin yeni yatırımlara, yaklaşımlara ve gelişimlere ihtiyacı bulunduğunu kaydetti.

Konvansiyonel yöntemlerle gelinen yerin önemli olduğunu, Türkiye’yi 15 yılda üç kat büyütme başarısını bu şekilde gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, orta gelir tuzağından kurtularak, yüksek gelirli ülkeler grubuna çıkabilmenin yolunun tasarımdan, yüksek teknolojiden, markalaşmadan geçtiğine işaret etti.

Teşvik politikalarının bu doğrultuda gözden geçirilmesi gerektiğini bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ne pahasına olursa olsun üretime, yüksek teknolojiye ve yüksek katma değere sahip üretime, bu anlayışla yapılacak yatırımlara hep birlikte öncelik tanımalıyız. Çünkü bu işin aktörleri şu anda bu salonda. İhracatımızın niteliğini bu yönde geliştirmeden yılda 500 milyar dolar hedefine ulaşamayız. Bunun yolu örneğin madenlerimizi taş ve toprak karışımı olarak değil, mamul olarak ihraç etmekten geçer. Bunun yolu otomobilin sadece görünürdeki parçalarını üretmekten değil, yazılımını da kendimizin gerçekleştirmesinden geçiyor. Bu örnekleri olabildiği kadar çok artırmak mümkündür.”

DAHA ÖNCEKİ FIRSATLARI KAÇIRMIŞTIK

Ekonomi ve teknolojinin gittiği yönün belli olduğunu, Türkiye’nin de kendisini buna göre ayarlaması gerektiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önceki fırsatları, girişimcilerimizin ayağına pranga vurarak, önlerine set çekerek, işlerini zorlaştırarak, kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan, dünyanın nereye gittiğini görememekten dolayı kaçırmıştık.” dedi.

Erdoğan, milletin halen merhum Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası projesinin neden neticeye ulaşmadığını anlamakta zorlandığını, görünürdeki sebebin, uçaklardan birinin deneme uçuşu sırasında düşmesi olsa da işin gerisinde başka tezgahların bulunduğunu ifade etti.

Kayseri’deki uçak fabrikası girişiminin akamete uğramasına gerekçe olarak “şirketin iflası”nın gösterilmesinin kimseyi ikna etmediğini anlatan Erdoğan, aynı şekilde Devrim otomobilinin deposuna yakıt konmadığı için deneme seferinde yolda kalmasının, bu çapta bir projenin rafa kaldırılmasının gerçek sebebi olamayacağını kaydetti.

Sütlüce’de dönemin en modern silah ve cephane fabrikasını kuran Nuri Killigil’in acı akıbetini, “Türkiye’de savunma sanayisinin başına gelen en büyük felaketlerden biri” olarak nitelendiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aradan 60 yıla yakın bir süre geçti ve biz merhum Nuri Killigil’in silah ve cephane konusunda ulaştığı seviyeye daha yeni yeni geliyoruz. Bu soruyu kendimize sık sık sormamız lazım. Dünya standartlarında yerli piyade tüfeğimizi, yerli tabancalarımızı, yerli füzelerimizi, diğer savunma sanayi ürünlerimizi henüz yeni yeni ticari düzeye ulaştırabildik. İşte şurada Amerika’dan, polis teşkilatımız bin 500 tabanca alacak. Verilen cevap ne biliyor musunuz? ‘Kongreden geçmedi’. Biz tabancayı yapıyoruz aslında. Dedik ki ‘Bundan böyle gerek yok. Amerika’dan tabanca almayacaksınız, bizim kendi ürettiklerimizle artık bu süreci devam ettireceksiniz’. Ne gerek var? Bu kadar nazı çekmeye ne gerek var? Bunu artık ülkemizdeki silah fabrikalarından tedarik etmek suretiyle yola devam. Biz bu örnekleri asla unutmadık, unutmayacağız.”

BAŞKALARININ NE DEDİĞİNE, NE İSTEDİĞİNE BAKMAYACAĞIZ

“Hazıra dağ dayanmaz”, “El atına binen tez iner” atasözlerini hatırlatan Erdoğan, “Hep söylüyorum, biz kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorundayız. Çünkü Türkiye, öyle bir ülke ki kimse husumetini kazanmak istemez ama kimse büyümesini, güçlenmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını da istemez.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, başkalarının ne dediğine, ne istediğine bakmadan büyümeye devam edeceğine belirten Erdoğan, “Biz güçleneceğiz, biz sadece kendi ayaklarımız üzerinde durmakla kalmayacak, gönlünü ve gözünü bize yöneltmiş tüm kardeşlerimizin, tüm dostlarımızın güven kaynağı haline de geleceğiz. Başka türlü bize hayat hakkı tanımayacaklarını, yaşadığımız her hadiseyle bir kez daha görüyoruz. Türkiye’nin otomobili… İşte bu projeye, bu anlayışla çok büyük önem veriyoruz. Mesele sadece otomobil üretmek değil, buradan ortaya çıkacak teknoloji, birikim, tecrübeyle dünyaya meydan okuyacak yeni ve çok iddialı bir çıkış ortaya koymaktır.” değerlendirmesini yaptı.

TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİNİ YAPACAĞIZ

Efsanevi boksör Muhammed Ali’nin, “Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur.” sözünü hatırlatan Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Şimdi de diyorum ki iddianız yoksa kanatlarınız olsa da uçamazsınız. Biz ülke ve millet olarak işte burada iddiamızı ortaya koyuyor ve diyoruz ki Türkiye’nin otomobilini yapacağız. Hiç şüpheniz olmasın. Hem de en güzel tasarımla, en güzel teknolojiyle, en iyi organizasyonla bu otomobili ülkemize ve dünyaya kazandıracağız. Böyle babayiğitler bize destek olduğu sürece Allah’ın izniyle otomobille birlikte daha nice başarılara beraber imza atarız. Çünkü bu ülkenin arkasında 100 milyonlarca insanın duası, 80 milyon vatandaşımızın ümidi, bize güvenen milletimizin gereken her durumda en güçlü şekilde ortaya koyduğu iradesi vardır.”

Türkiye’ye yönelik saldırıların giderek artmasına rağmen devlet ve millet olarak dimdik ayakta olduklarına vurgu yapan Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’yi darbelerle yıkamadılar. Türkiye’yi vesayet güçleri, hep birlikte gayret ettiler, durduramadılar. Türkiye’yi terör örgütlerini kullanarak hizaya sokamadılar. Türkiye’yi ekonomiyi silah gibi kullanarak sendeletemediler. Bölgemizdeki krizlerin yıkıcı etkilerini bize ciro edemediler. Küresel düzenin çarpıklıkları konusundaki itirazlarımızın haklılığının üzerini örtemediler. Kendilerini küresel düzenin sahipleri olarak gören ülkelerin, son dönemde ülkemizin üzerine bu kadar çok gelmelerinin sebebi işte bunlardır. Buradan onlara kötü bir haber vereyim, geçmişte attığı her adımı kontrol ettikleri, yaptığı her işi yönlendirebildikleri, geleceğiyle istedikleri zaman oynayabildikleri Türkiye artık yok.

Artık istiklali ve istikbaline tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, tıpkı terörle mücadelede olduğu gibi, tıpkı sınır ötesi operasyonlarında olduğu gibi hayatı pahasına sahip çıkan bir Türkiye var. Son nefesimize kadar Türkiye için çalışmaya, mücadele etmeye, hizmet etmeye devam edeceğiz. Gençlerimizle her bir araya gelişimde, onların 2023 hedeflerine, 2053 ve 2071 vizyonlarını sahiplenişlerine şahit oldukça bu ülkede hamd olsun bu nesil Allah’ın izniyle bu dönüşüm, değişimi taçlandıracaktır. Buna inanıyorum. Biz bir oldukça, iri oldukça, kardeş oldukça, hep birlikte Türkiye oldukça önümüze çıkan engelleri Allah’ın izniyle çiğner, aşar geçeriz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda Türkiye’nin otomobilini yapacak şirketlerin isimlerini açıkladı.

Ortak Girişim Grubu’nda yer alanların ilkinin Anadolu Grubu olduğunu aktaran Erdoğan, temelleri 1950’de atılan bu grubun, bünyesindeki 80’e yakın şirket ve 50 bin çalışanıyla Türk ekonomisine katkıda bulunduğunu ifade etti.

Erdoğan, otomotiv sektöründe de ciddi çalışmaları ve birikimi olan Anadolu Grubu’nun, Türkiye’nin otomobili projesinde yer almasını isabetli bulduğunu kaydetti.

İkinci şirketin BMC Grubu olduğunu açıklayan Erdoğan, Türkiye’nin en büyük ticari ve askeri araç üreticilerinden BMC’nin yarım asırlık bir geçmişinin bulunduğunu, mülkiyeti 2014’te değişen BMC’nin vizyonunu da değiştirerek, savunma sanayi yanında Türkiye’nin otomobili projesinde yer alma kararını memnuniyetle karşıladığını vurguladı.

Üçüncü şirketin Kıraça Holding olduğunu bildiren Erdoğan, Türkiye’de özel olarak otomotive odaklanan Kıraça Holding’in yenilikçiliğiyle sektörde hak ettiği yeri aldığını, bu birikimin Türkiye’nin otomobili projesinde yer almasını çok önemli gördüğünü belirtti.

Erdoğan, dördüncü grupta Turkcell’in bulunduğunu açıklayarak, yazılımın ve yüksek teknolojinin önemli bir unsur olduğu projede, dünya çapında başarılara imza atmış bir kuruluşun yer almasının önemine işaret etti.

Beşinci şirketin Zorlu Holding olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tekstilden elektroniğe, enerjiden madenciliğe kadar faaliyet yürüten şirketin, Türkiye’nin otomobili projesinde yer almasını “şans” olarak niteledi.

BU MESELEYİ YAKINDAN TAKİP EDECEĞİM

Erdoğan, projenin özel sektör koordinasyonunu sağlayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile kamudaki koordinasyonundan sorumlu Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına da teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke ve millet olarak bu büyük hayalimizi gerçekleştirme sorumluluğunu sizlerin sırtına yüklüyoruz. Bu yükün ağır olduğunu biliyorum. Bizler kamu temsilcileri olarak sonuna kadar sizin yanınızda yer alacak, önünüzü açacak, hükümetimiz sizlerle her an beraber olacak. Başarınız için her türlü çabayı göstereceğiz. Cumhurbaşkanı olarak şahsen ben de bu meseleyi yakından takip edeceğimi bir kez daha ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, girişim grubunda yer alan şirketleri tebrik etti, çalışmalarında başarılar diledi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın huzurunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça ile BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, “Türkiye’nin Otomobili Projesi Ortak Girişim Grubu İş birliği Protokolü”nü imzaladı.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Türkiye’nin Otomobili Ortak Girişim Grubu Tanıtım Toplantısı”na Başbakan Binali Yıldırım, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile projenin imzacıları Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak ve çok sayıda davetli katıldı

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türk Milleti tüm imkânlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır” 0 89611

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Azerbaycan’a yönelik saldırılarına bir yenisini ekleyen Ermenistan, bölgede barışın ve huzurun önündeki en büyük tehdit olduğunu bir kere daha göstermiştir. Türk Milleti her zaman olduğu gibi bugün de tüm imkânlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’a yönelik Ermenistan saldırıları hakkında Twitter hesabından bir açıklama yaptı.

Azerbaycan’a yönelik saldırılarına bir yenisini ekleyen Ermenistan’ın, bölgede barışın ve huzurun önündeki en büyük tehdit olduğunu bir kere daha gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Milleti’nin her zaman olduğu gibi bugün de tüm imkânlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olacağını vurguladı.

Ermenistan’ın tahrikkâr saldırganlığı karşısında gerekli ve yeterli bir tepki ortaya koyamayan uluslararası toplumun çifte standardını bir kez daha gösterdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yaklaşık 30 yıldır ihmalkâr tutumunu sürdüren Minsk üçlüsü de çözüm odaklı davranmaktan maalesef çok uzaktadır. Ermeni halkını, kendilerini felakete sürükleyen yönetimlerine ve onları bir kukla gibi kullananlara karşı geleceklerine sahip çıkmaya davet ederken, tüm dünyaya işgale ve zulme karşı verdikleri mücadelede Azerbaycan’ın yanında yer alma çağrısı yapıyoruz. Bugün yaptığımız telefon görüşmesinde dirayetli ve kararlı duruşuna bir kez daha şahit olduğum

Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim İlham Aliyev’e ifade ettiğim gibi, Türkiye ‘tek millet, iki devlet’ anlayışıyla, Azerbaycanlı kardeşleriyle dayanışmasını güçlendirerek sürdürecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan , “Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir” 0 89472

DEV YATIRIMLAR :

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir. Türkiye, sadece sağlık turizminde değil, ihracattan üretime, tarımdan sanayiye birçok alanda salgın sürecinden güçlenerek çıkacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep 5. Organize Sanayi Bölgesi’nde 300 fabrikanın toplu açılış törenine katılarak, bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 1,5 yıllık bir hasretin ardından tekrar Gaziantep’te bulunmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, Gaziantep halkına, destekleri, duaları, şahsına gösterdikleri teveccühleri için teşekkür etti.

“FABRİKALAR, GAZİANTEP’İN İHRACATINA 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KATKI SAĞLAYACAK”

Açılışı yapılan fabrikaların tekstil, gıda ve ambalaj sektörlerinde yoğunlaştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplamda 15 milyar liralık yatırım bedeliyle hizmete giren bu fabrikalarda, 45 bin vatandaşımız doğrudan istihdam imkânına kavuştu. Dolaylı istihdamı da hesaba kattığımızda bu sayı 100 bini aşıyor. Tabii işin bir de dış ticaret ve döviz kazandırma boyutu var. Tam kapasite üretime geçilmesiyle bu fabrikaların, Gaziantep’in ihracatına 1 milyar doların üzerinde katkı sağlaması bekleniyor” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüştüğü, bir araya geldiği iş inanlarına Gaziantep’i örnek bir şehir olarak gösterdiğini belirterek, “Afrika’dan Ortadoğu’ya, Avrupa’dan Asya ve Amerika’ya kadar dünyanın 100’ü aşkın ülkesinde sizlerin ürünleriyle karşılaşıyoruz. Sadece tekstilde değil, gıdadan kimyaya, ambalajdan metal ve makine sanayiine uzanan çok geniş bir yelpazede Gaziantepli firmalarımız ihracat gerçekleştiriyor. İhracatta Türkiye’nin marka şehirlerinden olan Gaziantep’in, önümüzdeki dönemde bu başarı grafiğini daha da yukarıya taşıyacağına inanıyorum” dedi.

Açılışı yapılan fabrikaların yatırımcıların özgüveninin ne kadar yüksek olduğuna, geleceğe ne denli büyük bir umutla ve heyecanla baktığına işaret ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemde, ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey işte bu motivasyondur, bu heyecandır, bu dinamizmdir” ifadesini kullandı.

“SALGIN BERABERİNDE ÇEŞİTLİ ZORLUKLAR GETİRSE DE YENİ FIRSAT PENCERELERİ DE AÇIYOR”

Şeamet tellallarına kulak asmadan, milletle birlikte çalışmaya, üretmeye, şehirlere ve ülkeye yatırım yapmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin, son 18 yılda hangi girdaplardan, hangi saldırılardan, hangi tuzaklardan sıyrılarak bugünlere geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Bugüne kadar, 2008 küresel krizinden bölgemizdeki çatışmalara, terörden darbe girişimine ülkemizi ve bağımsızlığımızı hedef alan birçok saldırıyı, hamdolsun, başarıyla bertaraf ettik. Altyapı ve hizmet alanlarındaki yatırımlarımızla Cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanları üçe, beşe, hatta ona katladık. Tüm bunları birbirimize inandığımız, birbirimize güvendiğimiz, tam bir dayanışma içinde hareket ettiğimiz için yapabildik. Karşılaştığımız tüm badirelerin üstesinden, Türkiye’nin tökezlemesi için ellerini ovuşturan bir güruhun engelleme çabalarına rağmen geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınıyla mücadelede Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin sağladığı avantajları en iyi şekilde değerlendirdiklerini belirterek, aldıkları tedbirler sayesinde, bu salgının Türkiye’yi sıkıntıya düşürmesine, tökezletmesine müsaade etmediklerini vurguladı.

Kamu hizmetlerinin aksamasına izin vermedikleri gibi toplumun hiçbir kesimini de yalnız bırakmadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekonomik İstikrar Kalkanı paketiyle vatandaşları, esnafı ve firmaları salgının etkilerine karşı korumaya aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sebebiyle gelişmiş ülkelerin dahi içine kapandığı günlerde, biz sanayicimizle, ticaret erbabımızla birlikte hareket ederek yeni pazarlara açılmanın, müşteri yelpazemizi genişletmenin mücadelesini verdik. Sanayicimizle bir araya geldikçe, üreticilerimizi dinledikçe şu gerçeği net olarak görüyoruz. Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor” diye konuştu.

“TÜRK ŞİRKETLERİ, KALİTELİ ÜRÜNLERİ VE REKABETÇİ FİYATLARIYLA GİDEREK DAHA ÇOK TAKDİR TOPLUYOR”

Türk şirketlerinin, kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları, coğrafi avantajları ve güvenirlikleriyle giderek daha çok takdir topladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası şirketlerin alternatif üretim üssü arayışlarında, Türkiye’nin adı artık daha fazla zikrediliyor. Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli işgücü, üç kıtayı birleştiren stratejik konumu, sağlık ve ulaşım altyapısı ile ülkemizin yıldızı daha çok parlıyor. Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir. Daha önce ifade ettiğim gibi Türkiye, sadece sağlık turizminde değil, ihracattan üretime, tarımdan sanayiye birçok alanda salgın sürecinden güçlenerek çıkacaktır” dedi.

Özel sektörün ekonominin en önemli itici gücü olduğunu, bunun için 18 yıldır Türkiye ekonomisini özel sektör eliyle büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları yatırımlar ve gerçekleştirdikleri düzenlemelerle özel sektörün önündeki engelleri kaldırarak iş insanlarını ve firmaları desteklediklerini, teşvik ettiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş dünyamızın önünü açan, işlerini kolaylaştıran, büyüten, geliştiren, rekabet gücünü artıran her adımı ülkemiz ve milletimiz için kazanç olarak gördük. Özel sektörümüz de bizim açtığımız yoldan ilerleyerek ülkemizin ekonomik büyümesinin lokomotifi oldu. Kamu-özel ortaklığı ve dayanışmasına dayanan bu süreci ‘Türkiye modeli’ diye tanımlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ÖLÇEKTE İŞ YAPAN FİRMA SAYISI ÇOĞALMALI”

Türkiye’nin küresel ölçekte iş yapan firma sayısının çoğalması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde özel sektörü düşmanlaştırıyorsa, onun ülkemizin kalkınması ile ilgili bir hassasiyeti yoktur. Her kim şirketlere el koymaktan bahsediyorsa onun amacı ülkemizin yeniden bataklığa saplanmasıdır. Her kim devlet ile özel sektörün iş birliğini acımasızca eleştiriyorsa onun hedefi Türkiye’yi yurt dışına bağımlı kılmaktır” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin kalkınmasını, güçlenmesini, ekonomik ve ticari bakımdan gelişmesini savunan hiç kimsenin özel sektöre düşmanlık yapmayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bazı siyasi parti temsilcilerinin son dönemde yaptıkları özel sektör karşıtı açıklamaları aslında bunların zihin kodlarını ortaya koymaktadır. Gerçi bunların mazisinde savunma sanayi başta olmak üzere her alanda özel sektör karşıtlığının birçok örneği vardır. Ülkemizin yetiştirdiği en vizyoner insanlardan olan Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası bizzat dönemin tek parti iradesi tarafından kapatılmıştır. Merhum Nuri Killigil’in modern silah ve cephane fabrikasını sabote eden yine tek parti zihniyetinden başkası değildir. Devrim arabalarının engellenmesinden, Gümüş Motor Projesinin akim bırakılmasına kadar ülkemize çağ atlatacak birçok hamlenin sabote edilmesinde aynı vesayetci zihniyetin silüeti vardır. 28 Şubat döneminde sermayeyi ‘yeşil, gri, beyaz’ diyerek renklere ayırarak ekonomimizin altını oyanlarda yine bu faşist ideolojinin mensuplarıdır. Aradan geçen onca zamana, milletten yedikleri onca silleye rağmen maalesef bu zihniyet değişmemekte ısrar etmektedir. Kendileri bilirler, milletimiz vakti saati geldiğinde bunları da siyaset arşivinin tozlu raflarına kaldırmakta tereddüt etmeyecektir.”

“Türkiye kamu tarafı ve özel sektörüyle ne kadar güçlü olursa, sosyal dokusu ve ekonomisiyle ne kadar sağlam olursa geleceğine de o derece güvenle bakacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, organize sanayi bölgelerinin sayısını 193’ten 320’ye çıkardıklarını, büyük ölçekli yatırımlara yönelik endüstri bölgelerini devreye aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teknopark sayısını 5’ten 85’e yükseltirken 600’ün üzerinde AR-GE ve Tasarım Merkezi kurulmasını sağladıklarının altını çizerek. Gaziantep’in tüm bu imkânları en iyi şekilde kullanan ve en büyük atılımı yapan şehirlerin başında geldiğini kaydetti.

“HEDEFİMİZ GAZİANTEP’İ ÇOK DAHA İLERİLERE TAŞIMAKTIR”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gaziantep ihracatı 2004 yılında 1,2 milyar dolar düzeyindeyken 2019 yılında bu rakam 7,5 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde şehrin toplam millî geliri 8,5 milyar liradan 70 milyar liraya yakın bir seviyeye yükseldi. Hedefimiz Gaziantep’i çok daha ilerilere taşımaktır. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, dayanışmamıza sıkı sıkıya sarıldığımızda aşamayacağımız hiçbir engel yoktur” diye konuştu.

Gençlerin ve çocukların teknolojiyle iç içe olmasını istediklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te bir Dene-Yap Türkiye Teknoloji Atölyesi kurulduğunu, ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilerin burada tasarım, robotik kodlama, yapay zekâ ve siber güvenlik gibi alanlarda ücretsiz eğitimler aldıklarını kaydetti.

Gaziantep’teki tüm okulların TÜBİTAK popüler bilim yayınlarına kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep Valiliği, TÜBİTAK ve Şahinbey Belediyesi iş birliği ile anaokulları dâhil olmak üzere şehirdeki bin 111 okulun tamamına 200 bin TÜBİTAK kitabını teslim ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve Bursa’dan sonra Gaziantep’te 1 model fabrika kurulacağı müjdesini vererek, Kasım ayında bu fabrikanın açılacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, beraberindekilerle tesislerin açılışını yaptı. Açılışta kesilen kurdele, programın yapıldığı alana getirilen yerli makinada üretildi.

HACI AHMET ZİYLAN EĞİTİM MERKEZİ AÇILIŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Hacı Ahmet Ziylan Eğitim Merkezi Müdürlüğünün açılış törenine de katılarak, Merkezin açılış kurdelesini kesti.

Editör Seçtikleri

TAKVİM

Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  
seers cmp badge